Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu dengesiz ruhsal durumlara, davranışlara ve ilişkilere neden olan ciddi bir zihinsel bozukluktur. Genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkmaktadır. Borderline kişilik bozukluğuna sahip olan bireylerin duygularını ve düşüncelerini kontrol etmede problem yaşama ve düşüncesiz davranışlar sergileme gibi eğilimleri vardır.

Borderline kişilik bozukluğunun tanısını koymak genellikle zordur. Terapistler bu semptomları genelde klinik görüşme sırasında ya da bireyin aileleri ve yakın arkadaşları tarafından anlatılan semptomlara göre saptamaktadır. Genellikle bipolar bozuklukla birbirine karıştırılan bu bozuklukla bipolar arasındaki en belirleyici fark; bipolar bozuklukta ataklar haftalar ve aylar arasında değişirken borderline kişilik bozukluğu’nda bireyin ruhsal durumu gün içerisinde sürekli olarak değişmektedir.

Bireyin borderline kişilik bozukluğu tanısı alması için genel belirtilerden en az 5 tanesini yaşıyor olması gerekmektedir.

Bu semptomlar;

  • Terkedilme korkusu
  • Dengesiz ve sürekli değişen ilişkiler
  • Öz-eleştiri yaparken kararsızlık ve kimlik karmaşası
  • Düşüncesiz ve kendine zarar verici davranışlar sergileme (aşırı para harcama, güvensiz seks hayatı, madde bağımlılığı..vb)
  • Çeşitli ve rastgele yaşanan ruhsal durumlar
  • Sürekli  olarak değersiz ve üzgün hissetme
  • Öfke problemleri; sıklıkla kendini kaybetme ve fiziksel şiddete başvurma
  • Stresle bağlantılı paranoyalara sahip olmak ya da gerçekle ilişkiyi kaybetmek

Nedenleri

Yapılan araştırmalara bakıldığında borderline kişilik bozukluğu gelişimine neden olan ya da risk faktörü sağlayan dönem, çocukluk dönemidir. Çocukluk döneminde duygusal, fiziksel ve cinsel olarak istismara uğrayan ya da erken yaşta kayıp yaşamış, ebeveynleri tarafından reddedilmiş, zorbalığa maruz kalmış bireylerin bu bozukluğa sahip olma oranı oldukça yüksektir. Aynı zamanda araştırmacılar bu bozukluğun gelişmesinde genetiğin ve çevresel faktörlerin de etkili olduğu konusunda hemfikirdir. Bunların yanısıra, uygulanan beyin görüntüleme tekniklerinin sonucunda beyin yapısında keşfedilen anormalliklerden dolayı rahatsızlığın biyolojik faktörlere de bağlı olabileceği keşfedilmiştir.

Borderline kişilik bozukluğu yaşayan bireylerin %85’inde başka psikolojik problemler de görülmektedir. Özellikle yaşanan diğer rahatsızlığın semptomları borderline kişilik bozukluğuyla benzerlik gösteriyorsa bu durum tanının konmasında problem yaşanmasına sebep olmaktadır.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip olan kadınlar genelde bu bozukla birlikte depresyon, endişe bozukluğu, yeme bozukluğu ve madde bağımlılığı da yaşıyor olabilirler. Erkeklerde ise bu bozukluk sıklıkla antisosyal kişilik bozukluğu ve madde bağımlılığıyla birlikte görülmektedir.

Psikoterapi

Borderline kişilik bozukluğunda diyalektik davranışçı terapilerin etkinliğini kanıtlayan önemli bir araştırma desteği vardır. Yüksek intihar riski görülen kişilerde ise ilaç terapisi ve psikoterapinin birlikte uygulanması gerekmektedir.

Çiğdem Doğru

Psikolog

Bir Cevap Yazın