“Büyüyünce ne olacaksın?” sorusu hepimizin çocukluğumuz boyunca sıklıkla duyduğu bir sorudur ve her yaşa özgü olarak da bir cevaba sahibizdir. Meslek, bireyin yaşamını idame ettirebilmesi için yaptığı, süreklilik arz eden  ve zihinsel, sanatsal veya bedensel  çalışmaya dayalı bir iştir. Bireyin meslek seçimi bu sebepten, kendi hayatı içerisinde büyük bir öneme sahiptir. İnsanın hayatında bu denli önemli bir yere sahip olan mesleğin, kişilikten bağımsız olması da düşünülemez. Yapılan araştırmalarda da meslek seçiminin bireyin hayatında evlilik, sağlık gibi etkenleri geride bıraktığı görülmüştür.

Ülkemizde çalışan nüfusun %70’inin mutsuz olduğu biliniyor. Çevremize baktığımızda da mesleğinden memnuniyet duymayan, tatminsiz veya kendi branşı dışında işlerle meşgul olan insanlarla çok sık karşılaşıyoruz. İlgi duymadığı veya yeteneği olmadığı bir işi  yapmak bireyin iş hayatından tatmin duymamasını ve bu duruma binaen mutsuzluğu da beraberinde getirir. Sevdiği, kendine uygun meslekleri yapan insanlar,  iş hayatından daha çok lezzet alırlar ve yapmakta olduğu işlerde daha başarılı ve yaratıcı olurlar.

Üniversite okumak her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Üniversite yaşamına adım atmadan önce ise gençlerin yapması gereken kendilerine uygun olan mesleği zihinlerinde tasarlayabilmeleridir. Burada altın anahtar, meslek seçimiyle birlikte aslında bireyin yaşam biçiminide seçmesidir. Mesleğin getirdiği kazanç, bilgi birikimi, sosyal ve kültürel çevre kişinin sahip olacağı alışkanlıkları ve yaşam stilini belirler. Meslek  seçiminde bireyin ilgi alanı, yetenekleri,  ve belki de en önemli değişken olan kişilik yapısı büyük bir öneme sahiptir.

Meslek seçiminde en önemli yere sahip olan “kişilik”, bireyin kendisine göre bir ayrı’lığının, belirgin özelliklerinin olması, bireyin “kendisine özgü” olan özelliklerinin bileşimi, bütünlüğüdür. Kişilik, bireyin “kim” olduğunun açıklamasıdır. Bu sebepten kişilik, bireyin yaşamında yer alan en kritik seçimlerin de belirleyicisidir. Her mesleğin kendine özgü bazı kişilik özelliklerine sahiptir. Örneğin; bir ilkokul öğretmeninin çocukları sevmesi, sabırlı olması ve öğretebilme yetisine sahip olması gerekir. Cerrah’ın kan ve ölüm korkusunun olmaması, soğuk kanlı olması, bir psikoloğun dinleyebilme yetisinin gelişmiş olması, sabırlı ve empatik olması gerekir. Avukatın ikna becerisine sahip , polisin cesur olması beklenirken, hemşirenin yardımsever, gazetecinin araştırmacı bir yapıya sahip olması beklenir.  Dikiş dikmeyi bilmeyen, çizim kabiliyetine sahip olmayan birinin bir stilist olamaması bizleri şaşırtmaz. Bütün bu örnekler, mesleki tatmin ve başarıda kişiliğin önemini bir kez daha vurgulamaktadır.

Meslek seçiminde yapılan araştırmalar neticesinde kişilik tipleri belirlenerek, 6 başlığa (gerçekçi, sosyal, araştırmacı, geleneksel, girişimci ve artistik gibi) ayrılmıştır ve bunlara uyan meslek grupları sınıflandırılmıştır. Örneğin;  gerçekçi yapıya sahip bireyler, genelde motor fonksiyon gerektiren işlerde başarılı olabilir. Bu tip işler arasında, mühendislik grupları sayılabilir. Araştırmacı yapıya sahip bireyler, yapmaktan çok düşünmeyi tercih ederler. Bu sebeple özellikle pozitif bilimlerde akademik kariyer yapmaya yatkınlardır. Sosyal kişilik tipine sahip olanlar, kişilerarası ilişkilere dayanan, sosyal olmayı gerektiren alanlarda başarıyı yakalayabilirler. Öğretmenlik, sosyal çalışmacı, psikoloji gibi alanları tercih edebilirler. Girişimçi kişilik tipinde yer alanlar, insanlarla iletişim halinde, meraklı, konuşma ve ikna kabiliyetine sahip, girişken, liderlik vasfı taşıyan bireylerdir. Hukuk,  kamu yönetimi, politika ve  işletme gibi alanlar girişimci yapıya sahip olanlar için uygundur. Büro yönetimi, muhasebe, bankacılık gibi alanlar ise geleneksel kişilik tipine sahip olanlar için uygun alan meslek alanlarıdır. Artistik tipler için ise, müzik, sanat, yazı, reklâm sektörü, drama ve tiyatro sanatçılığı uygun mesleklerdir. Kişilik ile mesleklerin icra edildiği çevre veya mesleklerin gerektirdiği faaliyetler arasında çeşitli bağlar bulunur. Meslek seçimi kişiliğin bir ifadesidir. Dolayısıyla da bireyin kendisine uygun mesleği seçmeden önce kişiliği hakkında cevaplaması gereken pek çok soru vardır. Bu sorulara uygun cevapları bulduğu takdirde iş yaşamında ve buna bağlı olarak da kişisel yaşamında huzur ve mutluluğu yakayabilir.

Unutmayalım ki; bireyin hayatı boyunca kendine verebileceği en büyük ‘ödüllerden’ birisi de seveceği ve huzurlu olabileceği bir meslek seçmesidir.

Merve Tunay Dünya

Klinik Psikolog

Bir Cevap Yazın