porno videolar
Çıkmazlarımız | Acıbadem Psikoloji

Evlilik, farklı cinsten iki insanın yollarını bir noktada birleştirmesi demektir. Evlilik verilmesi gereken mühim bir karardır. Bir çok genç ailesinin yoğun baskısı neticesinde bu kararı vermektedir. Fakat eş olmak, aile olmak, öncelikle insanların kendilerini hazır hissettikleri bir zaman dilimi içinde gerçekleşmelidir. Aile büyüklerinin isteklerini yerine getirmek, veya evlenmiş olmak için evlenmek bir takım sorunları da beraberinde getirebilir. Eğer bir erkek ve bir kadın evlenmeye kesinlikle karar vermişler ve bu kararlarını evlilikle sonlandırmayı düşünüyorlarsa, mutlaka bir aile danışmanlığı merkezinden yardım ve bilgi almaları gerekmektedir. Çünkü değişen toplum düzeni ve evlilik anlayışı  insanları belli başlı kurumlardan yardım almaya itmektedir.

Gelenekten kopmuş olmak, bireysel bir yaşam tarzını benimsemek evliliğe ve evliliğin getirmiş olduğu yükümlülüklere uyum sağlamayı zorlaştırmaktadır. Geleneksel bir düzende insanlar yanlışı doğruyu sorgulama gereği duymaksızın var olan düzeni benimser ve devam ettirir. Bireysellik ise, var olan düzeni sorgulamayı ve insanların kendi seçtikleri bir yaşam şeklini benimseyerek hayatlarını sürdürmeyi teşvik etmektedir. Evlilik ilişkisine bakıldığında gelenekten gelen düzeni kabullenmek çoğumuz için daha kolaydır. Kendi ailemizden gördüklerimizi evlilik hayatımıza yansıtarak belki güzel bir hayat yaşanabilir. Fakat böyle bir durumda mutlu bir evlilik için, her iki tarafın da; yani kadının da erkeğin de aynı şekilde gelenekten gelen anlayışı benimsemiş olması gerekmektedir. Bu durumun tam tersini söylemek de mümkündür. Eğer evli çiftlerden bir taraf, kendi bildiği doğrular üzere evlilik anlayışına sahip ve bu anlayış üzere hayatını kurmayı tercih ediyorsa durum biraz daha farklılık kazanır!İşte buradan anlaşılacağı üzere evliliğin mutlu ve huzurlu bir şekilde devam etmesinde kültürün ve yaşam tarzının  çiftler üzerindeki etkisi çok büyüktür.

Geleneksel anlayışa göre bir kadın evlendiği zaman annesinden ne gördüyse, aynen gördüklerini kendi hayatına uyarlayarak yoluna devam eder. Erkek de evlendiği zaman kendi babasından edindiği izlenimleri aynen kendi aile ilişkisine taşır. Böyle bir durumda gençler eşlerini ve eşlerinin yaptığı davranışları sorgulamadan hayatlarına devam ederler. Gördüğünü uygulamanın vermiş olduğu büyük bir kolaylık vardır. Fakat evliliğini kendi doğruları ve esasları üzerine yaşamak isteyenler veya kendi ailesinden evliliğe dair harhangi bir bilgi alma şansı olmayanları büyük bir zorluk beklemektedir. Çünkü evlilik önceden öğrenilmesi gereken bir çok bilgiyi ve uygulamayı içermektedir. Bu uygulamalara ve bir takım sağlıklı bilgilere sahip olmak ilk adımı atmayı kolaylaştırır. Bu adımı atmak çok kolaydır fakat devam ettirebilmek çok zordur. Belediyeye başvuran herkes evlenebilir, önmeli olan evliliği ağız tadıyla devam ettirebilmektir.

Eşlerin evliliğe bakış açısı ve çocuk yetiştirme anlayışı da kültürün etkilerinden nasibini almaktadır. Geleneksel kültüre göre, çocuklar büyük ebeveynlerin şekillendirmesi  ve onların belirlediği kurallar ve ölçüler üzere yetişmektedir. Yeni anne olmuş birey, kendi annesinden gördüklerini yeni doğan bebeğinin üzerinde tatbik eder. Bebek öyle ya da böyle, eğrisiyle doğrusuyla büyür. Fakat kendi görüş ve kendi doğrularıyla çocularını yetiştirmek isteyen çiftler ise, doğrular ve yanlışlar arasında sıkışıp kaldıklarını hissederler. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamak isterken ve bir önceki kuşağın bildiklerini ve öğretilerini sorgularken, büyük bir çatışmanın içine düşüverirler. Hem kendileri ile, hem de çevrede kendilerine yardımcı olmaya çalışan büyük ebeveynleri ile çatışma içinde yaşamak zorunda kalırlar. Son zamanlarda evlenen ve yeni çocuk sahibi olmuş kişilerin yaşamış olduğu büyük çıkmaz budur!

Ayşe Handan Özkan Selim

Klinik Psikolog