Hamilelik Psikolojisi

Hamilelik ve sonrasında anne olmak, kadınlar için geriye dönüşü olmayan maddi ve manevi değişimleri beraberinde getiren bir olaydır. Hamilelik ve sonrasında meydana gelen bebekle birlikte anne artık geriye dönülemez bir şekilde değişime uğramıştır. Hamileliğin ilk anlarından itibaren anne adayında meydana gelen fiziksel ve psikolojik değişimler bazı anne adaylarında olumlu yönde ilerlerken, bazı anne adaylarında ise özellikle psikolojik anlamda kötüye doğru bir gelişme gösterir.

Hamilelik Psikolojisini Etkileyen Nedenler

  • Planlanmamış hamilelik
  • Zamanından önce veya gecikmiş hamilelik
  • Anne adayının kendisini anneliğe hazır hissetmemesi
  • Uzun yıllar hamile kalamama ve sonrasında meydana gelen hamilelik
  • Aile ve çevrenin zorlaması nedeni ile yapılan hamilelik
  • Anne adayının sorunlu hamilelik geçirmesi,
  • Hamilelik sırasında bebeğin sakat doğma ihtimalinin belirmesi
  • Daha önceden geçirilmiş sorunlu hamilelikler
  • Hamilelik ve sonrasında meydana gelen bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilecek ekonomiye sahip olamama
  • Problemli evlilik sırasında meydana gelen hamilelikler
  • Tedavi sonrasında meydana gelen hamilelikler
  • Anne adayının hamile kalmayı ve doğacak bebeği istememesi

Hamilelik sırasında meydana gelen olaylar birçok anne adayında az veya çok görülür ve bu durum normal seyrini devam ettiren hamileliklerde gayet normal ve olağandır. Anne adaylarının hamilelik süresince yaşayacağı değişimler ve bebek dünyaya geldikten sonra karşılaşacağı sorunlar hakkında bilgilendirilmesi ve profesyonel yardım alması, hamilelik psikolojisini çok daha çabuk ve hızlı bir şekilde yenmesini sağlar.

Hamilelik psikolojisi genel anlamda ilk üç ay içerisinde anne adayını bazı genel değişimlerle kendisini gösterir. Adet gecikmeleri, mide bulantıları, olumlu çıkan gebelik testleri, kendini yorgun hissetme, uykuya daha fazla ihtiyaç duyma gibi belirtiler ilk üç ay sıklıkla görülebilir. Duygusal değişimler ise hamileliğin ilerleyen safhalarında kendisini çok daha fazla gösterir. En küçük şeylere ağlama veya nedensiz sevinçler gibi. Bu gibi ani duygudurum değişimlerinin en önemli kaynağı gebenin vücudu tarafından salgılanan östrojen ve progesterondur.

Anne adayı ikinci üç aya girdiğinde artık hamilelik durumuna kısmen de olsa alışmış, vücut hamileliği kabullenmiştir. Buna bağlı olarak da anne artık daha sakindir. Bebeğin anne karnındaki hareketleri artmış, anne bebeğine çok daha fazla yakınlık duymaya başlamıştır. Anne bebeğini birey olarak görmeye ve bir an önce kavuşmayı hayal etmeye başlar. Bu durum bazı annelerde olumlu yönde gelişme gösterir ve anne her zamankinden daha canlı ve enerjiktir.

Son üç aya girildiğinde artık sabırsızlık artmaya başlamıştır. Bebek büyük bir heyecanla bekleniyordur. Aynı zamanda anne adayı iyice büyüyen, belirginleşen karnının ve hamile olmanın avantajlarını çok daha fazla fark etmeye ve tadını çıkarmaya başlamıştır. Çünkü artık o bir anne adayıdır ve herkesin gözü üstündedir. Korunması ve saygı duyulması gereken kutsal bir varlık muamelesi görmek bir anneyi mutlu eder. Tabi bu durumun tam tersi de olabilir. Artık iyice büyüyen karnı ve yüzünde meydana gelen çiller vb. nedenlerle kendisini çirkin, değersiz ve artık arzulanmayan biri gibi hissedebilir. Bu durumlarda en büyük vazife anne adayının eşine ve yakın çevresine düşmektedir.

Anne adayının hamilelik psikolojisini atlatabilmesi için yapılması gerekenler;

  • Anne adayının her ihtiyaç duyduğunda yardımına koşmak
  • Moral ve motivasyonunu artırmak
  • Anne adayının hamilelik ile ilgili bilgilenmesini sağlamak
  • Hamileliğin kadınları çirkinleştirmediğini, vücudunda meydana gelen fiziksel değişimlerin hamileliğin doğal bir süreci olduğunu telkin etmek
  • Hamile kalmanın, sosyal çevreden uzaklaşmak anlamına gelmediğini söylemek ve anne adayının toplum içerisine çıkmasına yardım etmek
  • Hamilelik deneyimi geçiren kişiler tarafından anne adayına hamilelikle ilgili bilgi vermek
  • Anne adayının hamilelikle ilgili psikolojik destek almasını sağlamak

Bir Cevap Yazın