‘Yalnızlar’ Kitabının Psikolojik Çözmlemesi

Karakterler

Ana Karakterler

  • Hürrem
  • Murad Kervancı
  • Doktor Rıza Candaş

Diğer Karakterler

  • Hayriye Hanım – Hürrem’in annesi
  • Macit – Murad’ın arkadaşı
  • Şükriye – Murad’ın beşik kertmesi
  • Hüseyin Bey – Şükriye’nin babası
  • Nigar Hanım – Murad’ın annesi

Özet

Hürrem ile Murat birbirlerini gizliden gizliye severler fakat Hürrem’in annesi bu beraberlikten hoşnut değildir. Murat’a kendisinin istenmeyip hissini verip Hürrem’den uzaklaştırmaya çalışır ve başarılı olur. Bunun yanı sıra kafası karışık olan Hürrem Doktor Rıza ile tanışır ve onun tarafından evlenmeye razı edilir. Doktor Rıza gururlu, bencil ve narsist bir kişiliğe sahiptir. Bunun yanı sıra aşırı kıskançlığı ile de bilinen Doktor Rıza karısını Murat’tan yoğun bir şekilde kıskanır. Hürrem’in eşinin değişen karakteri onu pişmanlık ile mutsuzluğa sürüklemiştir. Murat’ı düşünmeye başlar. Aynı zamanda Şükriye de vardır. Şükriye Murat’ı çocukluktan beri seven ve bekleyen beşik kertmesidir. Oluşan dörtlü aşk çemberinde kim kazanacak belli değildir.

Yazar Hakkında

Tarık Buğra 1918 yılında Akşehir’de dünyaya geldi. Yazar olmaya 10. sınıfta karar verdi. 1936 yılında Konya Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başvurdu. 2 yıl sonra Hukuk Fakültesi’ne, oradan da Edebiyat Fakültesi’ne geçti. Mezuniyet tezini vermeden buradan ayrıldı. Gazeteciliğe 1947’de Akşehir’de babası Nazım Bey’le beraber Nasrettin Hoca gazetesini çıkararak başladı. Tercüman Gazetesi’ndeki köşe yazarlığından 1976’da istifa etti ve vaktini edebiyata ayırdı. Kanserle mücadele eden Tarık Buğra, 26 Şubat 1994’de hayata gözlerini yumdu.

Roman

1948 tarihinde yayımlandı. Roman, ‘Akümülatörlü Radyo’ adı altında Devlet Tiyatrosu sanatçıları tarafından radyo tiyatrosunda oyunlaştırılmış bir romandır. Romanda Hürrem, Murad Kervancı ve Doktor Rıza Candaş arasındaki aşk üçgeni konu edilmiştir. Devamında Murad’ın beşik kertmesi Şükriye’nin de dahil olması ile bir aşk dörtgeni oluşur ve Şükriye’nin intiharıyla kişiler arası ilişkilerin düğümü çözülmüş olacaktır.

Kitabın başlığıyla açıkça görüleceği üzere, bu kitap tek bir yalnız hakkında değil bir çok “Yalnızlar” hakkında bahsediyor.

Karakter analizi yapıldığında romanda ortaya çıkan en güçlü kavram sadizmdir. Romanda sadizmin yoğun olarak hissedildiği kişi ‘Doktor Rıza Candaş’ tipidir. Rıza Candaş, gençliğinde birçok eziyetler çekmiş ve sefaleti yaşamış bir kişi olarak gösterilir. Hayatını çalışarak hem maddi kuvvetini kazanmış hem de son derece gururlu, sağlam bir kişilik oluşmuştur. Her hareketini düşünerek belirler. Gençliğinde çektiği yokluklar toplum düşmanlığına yol açmış, ona göre toplum çürümüşlüklere doludur. Bu çürümüşlüklere karşı acımasızca davranmak gerekmektedir. Bulunduğu her ortama kendi kişiliğinin dominantlığı yaymaya çalışan doktor, romanın merkez kişilerinden Murad’ın çocukluk aşkı Hurrem’i kendisine yakın bulur.

Rıza Candaş tipi, Erich Fromm’un belirttiği sadistik davranış özelliklerini göstermekte. Genel kültür seviyesi ve bilgi donanımı son derece yüksek olan doktor, çevresindekilere kendilerini geliştirmek için fırsatlar sunar. Bu fırsatları iyi kullanmayı beceremezlerse doktorun sert eleştirilerine ve alaylarına maruz kalırlar. Doktorun sözleri onlarda bağımlılık yaratır. Bu bağımlılığa karşı gelmek isteyenler bile yine doktordan fikir almak durumunda kalırlar.

Doktor ayrıca maddi, entelektüel ve duygusal anlamda diğer roman kişilerini talan etmeyi de çok iyi bilir. Hürrem, üç anlamda da talan olmuş bir kişidir. Doktor onu kolaylıkla eşi yapmıştır. Hürrem doktorun bu baskın kişiliğine karşı gelmeye çalışmış ve doktorun ilgisini kazanmıştır. Doktor, onun kendisini yenemeyeceğini bilir. Doktora ilginç ve çekici gelen Hürrem’in de bunu bilmesine rağmen ona karşı gelebilmeye cesaret edebilmesidir. Entelektüel açıdan Murad karakterine karşı her seferinde zafer yaşayan doktor, yine de bu zaferlere doymaz. Sürekli bir yenisi için çabalar. Olay örgüsünün ortalarında çocukluk aşkını çalarak mağlup ettiği Murad’ı bir kez daha alt edebilmek amacıyla yaşadığı köye geri döndürür ve bir kez daha eylemleriyle onu alt eder. Maddi anlamda sürekli kendini geliştirme çabasında olan doktor, bu uğurda kumar oynayıp hile yapmaktan bile geri durmaz. Roman boyunca herhangi bir kişiye yenildiği, herhangi bir konuda haksız duruma düştüğü görülmemiştir. Murad’ın beşik kertmesi Şükriye ile tanıştığı andan itibaren onun da hayatını zehir eder. Aralıklarla yaptığı konuşmalarla Şükriye’yi intihara sürükler.

Romanın önemli kişileri bireyselleşme yaşayan kişilerdir. Temelinde ise bireylerin kendini bulmak için yaşadığı uzaklaşma ve içe kapanma dönemi bulunur. Tüm bireylerin ortak noktası ise hayatlarını anlamlandırma çabası içinde olmalarıdır.

Merve Gözüm
Psikolog

Bir Cevap Yazın