Mevsimsel Depresyon

Ekim ayına girilmesiyle birlikte sonbahar da kendisini iyiden iyiye göstermeye başlar ve her geçen gün güneşin gülen yüzünü daha az görürüz. Günlerin yavaş yavaş kısalmasıyla birlikte aydınlık geçen zaman dilimleri de azalır. Sabah gözlerimizi bulutlu ve yağmurlu günlere açmaya başlarız. Sararan yapraklar rüzgarla savrulurken uzun yaz tatilleri, rengarenk ve canlı doğa da artık geride kalmıştır…

Yaz mevsimi insanların iş ve okul hayatının azaldığı, kendisine daha çok zaman ayırdığı, doğanın canlandığı ve tatil günlerinin yaşandığı  bir mevsimdir. İlkbahar mevsimiyle birlikte canlanan tabiat tüm güzelliğini insanlar için sergiler. Tabiatın bu görsel şölenini kaçırmak istemeyen herkes için dışarıda geçirilen zaman artar. İlkbaharın gelmesiyle yaşanan tüm bu canlanmaya karşılık sonbahar mevsimiyle tam tersi bir durumla karşılaşılır. Sonbaharın tabiat ve havalar üzerinde sebep olduğu değişimden insanlıkta nasibini alıyor. Çünkü  insan yaşadığı çevreden bağımsız olamaz. İnsan iklim koşulları, yaşan olaylar ve bir çok etkenle birlikte değerlendirilmesi gereken bir varlıktır. Yaşanılan olaylar gibi mevsim değişiklikleri de ruh hali üzerinde belirli etkilere sebep olmaktadır. Sonbaharla birlikte doğa hüzne bulanmaya başlar. Çevresinden bağımsız olamayan biz insanlar için ise bu hüzün, mevsimsel değişime bağlı depreyona sebep olabiliyor.

Mevsim değişikliklerinin sebep olduğu depresyon durumlarıyla karşılaşmamak ya da daha az etkilenmek için öncelikle bu değişimin insan bedenini neden ve nasıl etkilediğinin farkında olmamızda fayda vardır. Yaz mevsiminde dışarıda geçirilen vakitler sonbaharla beraber azalmaya başlar. Sosyal olarak daha pasif bir döneme girilirken iş yoğunluğu açısından daha aktif bir dönem bizleri beklemektedir. Sonbahar aylarında sararan, dökülen yapraklar ve doğanın ilkbahar ve yaz aylarında ki canlılığını kaybetmesi ruh dünyamızda hüzüne sebep olabilir. Çünkü bilinçdışımızda kendi yaşlanmamızı ve ölümümüzü çağrıştırabilir. Bütün bunların yanında vücudumuz, kendisini güneş ışığına göre düzenlediği bir biyolojik saate sahiptir. Güneş ışığının yeterli miktarda alınmadığı kış aylarında biyolojik saat dengesi bozularak bir takım rahatsızlıklara kapı aralamaktadır. Sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının azalması beyindeki melatonin hormonunun üretimini arttırmaktadır. Melatonin karanlık ve ışığın olmadığı ya da az olduğu ortamlarda salgılanan bir hormondur. Sonbahar ve kış aylarının yaza göre daha kapalı havalara sahip olması bu mevsimlerde bireylerin kendilerini depresif hissetmelerine sebep olmaktadır. Yine aynı şekilde sonbahar ve kış aylarında mutluluk veren serotonin hormonu daha az üretilöektedir.  Bütün bu etkenler bir araya gelince de karşımıza özelliklerde biyolojik olarak depresyona yatkın bireylerde daha sık rastlanan mevsimsel depresyon diye tanımlanan ruh sağlığı bozukluğu ortaya çıkıyor.

Mevsimsel depresyon belirtilerini incelediğimizde sıklıkla; isteksizlik, uyku hali, enerji kaybı, çökkün duygu durum, motivasyon kaybı, dikkat ve konsantrasyon bozukluklarıyla karşılaşıyoruz. Bu belirtlier hayat kalitemizini olumsuz olarak etkilemeye başlıyor ve iş yaşamında ya da sosyal hayatta bir takım performans düşüklüklerine, iletişim problemlerine,  iş gücü kaybına veya çeşitli problemlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yaz mevsiminin ardından bireylerin yeterince dinlendiklerini düşünerek yeni bir mevsim olan sonbaharı karşılamaları gerekir. Yazı güzellikleri olduğu gibi sonbahar ve ardından gelen kış aylarının da bazı güzelliklere sahip olduğunu bilmek gerekir. Mevsimsel depresyon belirtilerine sahip bireylerin dikkat etmesi gereken ya da mevsimsel depresyonla karşılaşılmaması için en önemli ipucu güneş ışığından mümkün olduğunca çok faydalanılmasıdır. Sabah mümkün olduğunca gün aydınlanmadan önce uyanarak güneşin ilk ışıklarından faydalanmaya başlanılmalıdır. Gün içerisinde hava karanlık olsa bile öğle saatlerinde ya da öğleden sonra dışarıda 20-30 dakikalık da olsa zaman geçirilmesi o an ki mevcut güneş ışıklarından faydalanılmasını sağlayacaktır.  Spor yapmalı ve kış aylarında sıklıkla enerji kayıpları ortaya çıkacağı için sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir. Yeni hedefler belirlenmeli ve dışarıda geçirilen aktivitelere zaman ayırmaya özen gösterilmeli sosyal aktivitelerden kısıtlamaya gidilmemelidir. Bütün bu alanlara dikkat ediyor olmanıza rağmen eğer psikolojik ve fiziksel şikayetlerinizde azalma yaşamıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız uygun olacaktır.

“Hüzünlerden arınarak mutlu bir sonbahar geçirmeniz dileğiyle…”

Bir Cevap Yazın