porno videolar
Sosyal Medya ve İlişkiler | Acıbadem Psikoloji

Dünyaya geldiğimiz ilk an ilk sahne büyük bir önem arzetmektedir. İlk sahne büyüleyici bir atmosferdir insan hayatı için.  İlk sahne anne ile bağın kurulduğu ilk yerdir. Bebek annesi ile temas ettiğinde, karnı doyduğunda ve ihtiyaçları giderildiğinde kendisini güvende hisseder. Güven duygusu bu ihtiyaçların doğru zamanda ve her defasında giderilmesi ile oluşmaya başlar. Zaman içinde bebek sosyal iletişim becerisi kazandıkça  kendisini rahat, mutlu ve topluma faydalı bir birey olarak ifade edebilir. Güven ve sevgi eksenli ruhsal  yapılanmaya sahip kişiler, kurdukları diğer ilişkilerinde de edinmiş oldukları donanımlı ruh halini yansıtabilmektedir. Fakat güven ve sevgiye dayalı yetişmeyen bireylerde bu durum aksi şekilde çalışmaktadır. Güvensiz ve sevgisiz bir ortamda doğmuş bireylerin iç dünyalarında büyük bir kızgınlık ve hayal kırıklığı mevcuttur. Bu hayal kırıklığının varlığı, kişinin hem kendi hayatını hem de yakın çevresindeki hayatını topyekün etkilemektedir. İlişkiye dair bir yatırımın yapılmamasından ötürü hayal kırıklığı toplumun büyük bir oranını kapsar niteliktedir.

Güvensiz ve sevgisiz bir ortamda yetişmekten kaynaklanan hayal kırıklığı insanı ilişki kurmaktan alıkoymaz elbet. Hayal kırıklığı oranının yüksek olması insanı güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmaktan alıkoyar. Bu yıkımı ruh dünyalarında şiddetli bir şekilde hisseden bireyler, kendilerini normal bireylerin kurmuş olduğu ilişki ağının dışında tutarak güvende hissetmek isterler. Dış dünyaya kapalı ve kendilerini gerçekten anlatmak zorunda olmadıkları veya anlattıklarında kendisi ile yüzleşmek durumunda kalmadığı, ilişki ağları aramaya başlarlar. Bu kişiler için ilişki kurmaya en uygun alan ise tabi ki sosyal medyadır. İnsanın kendi hayal kırıklıklarıyla yüzleşmek zorunda kalmadığı bir alanda var olma çabasıdır aslında sosyal medya içine sıkışan ilişki ağları. Burada yapılan yorumlar, düşünceler ve duygular ne kadar gerçektir, ne kadarı gerçekten anlaşılması gerektiği gibi anlaşılabilmektedir? İnsanın olmadığı bir ortamda bir kaç satır kelime bütünlüğü ile anlatılmak istenen duyguların gerçek dünyada karşılık bulması çok zordur.

İlişki denildiğinde insanlar arasında bir hukuk oluşur. Bu hukuk kişilerin birbirlerini anlama, yorumlama, dinleme ve anlatma kısmını esas alır. İlişkide hukuk olması aynı zamanda kişilerin hak ve hürriyetlerinin derecelerini de belirlemektedir. Fakat sosyal medya ağı üzerinden kurulan ilişkiler çok fazla yüzeysel ve duygulardan münezzehtir. “Sosyal Medya” üzerine gerçek duygular ve düşünceler yansımamaktadır. İnsan sosyal ilişki kurma becerisi üzerine  kabiliyet kazanmak  üzere programlanmış bir varlıktır. Bu kabiliyetin önüne geçmek veya durdurmaya çalışmak,  ruhsal sorunların neticelenmesi ile sonuçlanmaktadır. 

İlişki canlı bir organizma gibidir. Beslerseniz gelişir, beslemezseniz aç ve susuz kalır. İnsan nereye giderse gitsin ait olduğu ve sahip olduğu bütün ilişkileri de yanındaki çantasında taşır. Sosyal medya aracılığı üzerinden oluşturulan ilişkilerin hiç birisi, gerçek öfkemizi, korkumuzu veya mutluluğumuzu yansıtamamaktadır. Gerçek ve gerçeklik üzerine kurulan ilişkilerdeyse birey kendi ilişkisine ait bütün sorumlulukları taşıyabilmektedir. Sosyal medya üzerinden kurulan ilişkilerde hayal kırıklıklarının yansımaları hakimdir. Sosyal medya günümüzde çok fazla kullanılmakta ve hayal kırıklığı yaşayan büyük bir kesimin “gerçek sosyal iletişim” kurmasına engel olmaktadır.

Ayşe Handan Özkan Selim

Klinik Psikolog